Fransa'da Başörtüsü Düşmanlığı
Macron'dan Türkçe Paylaşım
Cemil Çiçek: Ders Almadık
Nutella: Biz Helal Gıda Değiliz !
Bu haber 14 Kasım 2019, Perşembe 19:25 tarihinde eklendi. 316 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'BİR AVUÇ TOHUM, BİR ÖMÜR BAĞIMSIZLIK DEMEKTİR'

Edirne Karaağaç Mahallesi’nde bulunan Edirne Belediyesi’nin “Cumhuriyet Çiftliği’nde yerli tohum ekim şenliği düzenlendi. Belediye Başkanı Recep Gürkan tarafından düzenlenen şenlikte Belediye’ye ait alanda, 17 çeşit yerli buğday ve arpa tohumunun ekimi gerçekleştirildi.
'BİR AVUÇ TOHUM, BİR ÖMÜR BAĞIMSIZLIK DEMEKTİR'

“Taşıyla, toprağıyla bu memleket bizim”

Edirne Belediyesi’nin “Cumhuriyet Çiftliği’nde yerli tohum ekim şenliği düzenlendi. Başkan Gürkan, “Edirne’de tarımla, ziraatla, çiftçilikle uğraşan hemşerilerime seslenmek istiyorum. Bunu önemseyin, buna değer verin, bu çalışmalara destek olun. Bunu yaparsak emin olun, çocuklarımız, torunlarımız, evlatlarımız daha sağlıklı bir yaşama kavuşacaklar ve onlarda bizden almış oldukları bu emaneti, kendinden sonraki kuşaklara daha özgür ve daha yaşanabilir bir ülke adına daha güzel bir şekilde teslim edecekler.” Dedi.

Konuşmasına Nazım Hikmet’in “Dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim” sözüyle başlayan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Taşıyla toprağıyla deresiyle akarsuyuyla, böceğiyle, çiçeğiyle, insanıyla her şeyiyle bu memleket bizim. Bu memleketin her bir değerini korumak her bir değerini yaşatmak ve en önemlisi bizden sonra gelecek kuşaklara, çocuklarımıza aldığımızdan daha da güzel bir şekilde teslim etmek. Onların temiz bir çevrede, temiz bir ekosistemde sağlıklı gıdalarla Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi çağdaş, aydın, sağlıklı birer birey olarak yetişmelerini sağlamak bizim en önemli görevimiz.” İfadelerini kullandı.

“Yerli tohumun değerinin, herkes farkına varsın”

Edirne Belediyesi olarak geçen yıl başlattıkları yerli tohum etkinliklerinin durmaksızın devam ettiğini söyleyen Başkan Gürkan, yerli tohumların düzenlemesini yaptıklarını ve Mart ayında Karaağaç’ta şehrin en bereketli topraklarında, 120 çeşit yerli tohumu ücretsiz takas şenliğinde, üreticiyle buluşturduklarını hatırlattı.

Başkan Gürkan, dağıtılan, takas yapılan yerli tohumlardan elde edilen ürünlerden bu yıl Ekim ayında ilk yerli tohumları geri aldıklarını belirterek, “Bunları şimdi tohum bankamızda muhafaza ediyoruz. Geleneksel ürünümüz olan ama aynı zamanda da stratejik ürünümüz olan yerli buğday tohumlarını toprakla buluşturacağız. Burada yaptığımız ekim bütün Edirne’yi ya da bütün Türkiye’yi doyuracak bir ekim değil. Bu bizim görevimizde değil. Ama biz istiyoruz ki yerli tohumun değerinin öneminin stratejik anlamının herkes farkına varsın.” Şeklinde konuştu.

“Yerli tohumu koruyup geleceğe daha sağlam bir şekilde taşımamız gerekiyor”

 2006 yılında bir kanun çıktığını söyleyen Gürkan, “O kanunla hibrit tohum kullanma zorunluluğu getirildi. Bu kanunun şu tarafına itiraz etmek mümkün değil. Hızla artan nüfusun karnını doyurmak için o nüfusu beslemek için elbette verimin artması, üretimin artması gerekiyor. Bu anlaşılabilir bir durum. Çünkü dünya nüfusu da Türkiye nüfusu da her geçen gün bir öncekinden daha fazla bir artışa sahip. Burada bir taraftan bu kadar büyük bir nüfusun karnını doyurmak için hibrit tohumla geniş alanlarda ekimleri yapmak ama bizim yaptığımız gibi daha küçük alanlarda çocuklarımızın daha sağlıklı gıdalarla beslenmesini, çevreye ve geleceğe karşı sorumluluklarımızı da yerine getirmek adına, yerli ata tohumlarımızla sebzeden, meyveye, buğdaydan diğer ürünlere kadar her çeşit yerli tohumu koruyup geleceğe daha sağlam bir şekilde taşımamız gerekiyor. Edirne Belediyesi’nin anlayışı ve çabası budur.” Dedi.

Bugün düne göre ekim çeşitliliğinin gittikçe azaldığını görüyoruz”

Belediye tarafından oluşturulan Cumhuriyet Çiftliği’nde, Karakılçık ve Siyez buğdayı olmak üzere 17 çeşit buğdayın toprakla buluşacağını dile getiren Gürkan, “Edirne’de tarımla, ziraatla, çiftçilikle uğraşan hemşehrilerime seslenmek istiyorum. Bunu önemseyin, buna değer verin, bu çalışmalara destek olun. Bunu yaparsak emin olun, çocuklarımız, torunlarımız, evlatlarımız daha sağlıklı bir yaşama kavuşacaklar ve onlarda bizden almış oldukları bu emaneti, kendinden sonraki kuşaklara daha özgür ve daha yaşanabilir bir ülke adına daha güzel bir şekilde teslim edecekler. Çok uzak değil yakın geçmişin sebze ve meyve deposu olan değerli Karaağaçlılar, anımsayacaksınız 10-15 yıl önce haftada 50 kamyona yakın Ayşekadın Fasulyesini buradan hasat edip başka illere gönderirdik. Karaağaç’tan gelen sebze-meyveler tadıyla, kokusuyla bütün bölge coğrafyasının karnını doyurmaya yetip, artıyordu. Ama bugün topraklarımızın önemli bir kısmının ekilmediğini görüyoruz. Bugün düne göre ekim çeşitliliğinin gittikçe azaldığını görüyoruz. Elbette bunun çok çeşitli nedenleri var; maliyetler yükseldi, girdiler yükseldi. Ama bunların hiçbirisi geçerli bir mazeret, bahane değil. İnancımız gereği de topraktan geldik, toprağa döneceğiz. Ama emin olun nefes aldığımız sürece toprağa muhtaç ve bağımlıyız. O yüzden toprağı özüne dokunmadan, yapısını bozmadan, kirletmeden gelecek kuşaklara temiz ve sağlıklı bir şekilde teslim etme mecburiyetimiz var. Bu yüzden bu görevin en büyük sorumluluğu Karaağaçlılara düşüyor. Karaağaçlılar istemese de ben tekrar tarlalarımızın,  topraklarımızın yeşille, sarıyla, kırmızıyla bütün renklere bezendiğini görmek istiyorum, birlikte de göreceğiz. Bunu sizlerle birlikte el ele, yürek yüreğe mücadele ile yapacağız. Buna mecburuz.” Açıklamalarında bulundu.

Biz her şeyimizi Cumhuriyet’e borçluyuz”

Belediye Başkanı Recep Gürkan, Belediye tarafından oluşturulan alana, “Cumhuriyet Çiftliği” adını verdiklerini belirterek, “Niçin Cumhuriyet Çiftliği? Çünkü biz her şeyimizi Cumhuriyet’e borçluyuz. Biz her şeyimizi Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak için, Türk Milletini bu coğrafyada özgür ve bağımsız yaşatmak için canlarını, kanlarını gözünü kırpmadan feda eden Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı şehitlerimize borçluyuz.” Dedi.

“Türkiye buğdayın anavatanı konumunda”

Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğinin önemli bir gen merkezi olmasından kaynaklandığını dile getiren Edirne Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Adnan Tülek, Türkiye’nin aynı zamanda buğdayın anavatanı konumunda olduğunu belirtti.

Anadolu’da 10 bin yıllık bir tarihi olan buğdayın stratejik bir ürün olmasının yanı sıra kültürel bir miras olduğunu söyleyen Tülek, “Ülkemiz için buğday; sosyal, kültürel ve tarihi değere sahiptir ve bereketin göstergesidir. Her zaman buğdaya manevi değer verilmiştir. Yerel buğday genellikle yerel bir isme sahip olan ve teşhis edilebilen değişken bir popülasyon olarak tanımlanabilir.” Şeklinde konuştu.

“Yerel buğday üreticilerinin yüzde 90’ı kendi ihtiyaçları için üretim yapıyor”

Ülkede yerel buğdayların korunmasına yönelik önemli projelerin yürütüldüğünü söyleyen Tülek, “Bu kapsamda gerek yerel buğday çeşitleri ve gerekse diğer türlere ait tarımsal öneme haiz olan yerel çeşitlerimiz toplanarak tanımlanmakta, kalite, hastalık ve zararlılara mukavemet, soğuğa, kurağa dayanıklılık ve verim gibi özellikler açısından değerIendirilmektedir. Yerel buğday üreticilerinin yüzde 90'dan fazlasının elde ettiği buğdayı satmadığı sadece kendi ihtiyaçları için üretim yaptığı görülmektedir. Ayrıca yerel buğday üreticilerinin yüzde 85,52'si buğday samanını satmayıp kendi hayvanlarının yem ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmaktadır. Buradan yerel buğday üreticilerinin buğday tarımını geçimlik tarım sistemi içerisinde yaptığı, ticari bir kazancı düşünmediği sonucu çıkarılabilir.” Dedi.

Karaağaçlı üreticiler Başkan Gürkan’a Mart Ayında Edirne Belediyesi’nin düzenlediği Tohum Takas Şenliği’nden aldıkları tohumla yetiştirdikleri balkabağını hediye etti. Ardından Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve konuklar Edirne Belediyesi Cumhuriyet Çiftliği’ne yerli tohumların ekimini yaptı. Program hatıra fotoğrafı ile son buldu.

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Diğer Haberler
EN SON YORUMLANANLAR
Trakya22 Haber Portali